İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, cuma günü gözaltına alınan gazeteci Merdan Yanardağ ile İmamoğlu’nun seçim kampanyası direktörü Necati Özkan haklarında yürütülen "casusluk" soruşturması sebebiyle Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde ifade verdi. Üçü de “casusluk” ve “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak” suçlamalarıyla tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Hakimlik sorgularının ardından İmamoğlu, Yanardağ ve Özkan hakkında tutuklama kararı verildi

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında yürütülen “casusluk” soruşturması kapsamında bugün Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde ifade verdi.
Aynı soruşturma kapsamında cuma günü gözaltına alınan gazeteci Merdan Yanardağ ile İmamoğlu’nun seçim kampanyası direktörü Necati Özkan da bugün ifade vermek üzere İstanbul Adliyesi’ne getirildi.
İmamoğlu, Yanardağ ve Özkan’ın savcılıktaki ifade işlemleri tamamlandı. Üçü de “casusluk” ve “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak” suçlamalarıyla tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Hakimlik sorgularının ardından İmamoğlu, Yanardağ ve Özkan hakkında tutuklama kararı verildi.
İmamoğlu’nun ifadeye çağrılmasının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, dün akşam yaptığı açıklamada, “Derhal Türkiye’ye dönüyorum. Yarın sabah 11.00’de Çağlayan Adliyesi’nde olacağım. Cumhurbaşkanı adayımın arkasında olacağım” diyerek destek mesajı vermişti.
İstanbul Valiliği’nin Beyoğlu, Şişli, Kağıthane ve Bayrampaşa ilçelerinde eylem yasağı ilan etmesine ve Çağlayan'daki keyfi engellemelere rağmen binler, Çağlayan’da bir araya geldi.
Çağlayan'da konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İmamoğlu’na yöneltilen yeni suçlamaları sert sözlerle eleştirdi. Özel, adliye önündeki kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada, İmamoğlu’na karşı yürütülen soruşturmanın bir dizi asılsız iddianın yeni bir versiyonu olduğunu savunarak, “Hırsız, yolsuz, terör destekçisi dediler; tutmadı. Şimdi ‘casus’ demeye çalışıyorlar” dedi.
Özel, İmamoğlu’nun pazar gününde Çağlayan Adliyesi’ne getirilmesine ve büyük adliye binasının bu amaç için seferber edilmesine tepki gösterdi. Yürütülen süreçle ilgili olarak başsavcılığın “çaresizlik” içinde olduğunu söyleyen Özel, atılan iddiaların daha önce çürütüldüğünü ve yeni sorgulamaların bunun itirafı niteliğinde olduğunu ileri sürdü. Valiliğin bazı ilçelerde eylem yasağı ilan etmesine de değinen Özel, bu tür uygulamalarla halkın adliyeye ulaşmasının zorlaştırılmak istendiğini belirtti.
TELE1 ve gazeteci Merdan Yanardağ üzerinden süren operasyonlara da tepki gösteren Özel, muhalif yayın organlarına yönelik müdahaleleri eleştirdi. Kanal ve yayın araçlarına el konulmasını, TMSF eliyle müdahale ve kayyum atama iddialarını “basına baskı” şeklinde niteleyen Özel, TELE1 çalışanlarına ve Yanardağ’a sahip çıkacaklarını söyledi.
Konuşmasında soruşturmaya delil olduğu iddia edilen bazı itirafçı ifadelerine de değinen Özel, Hüseyin Gün isminin dosyada öne çıkarıldığını, ancak bu kişinin çeşitli sorgulamalar sonucu “itirafçı” konumuna getirildiğini söyledi. İmamoğlu ve ekibinin “İstanbul Senin” uygulamasındaki veriler üzerinden suçlanmasına ilişkin iddialara karşı da konuşan Özel, ülke genelindeki veri ihlallerine işaret ederek, “Aynı veriler daha önce çeşitli yöntemlerle çalındı; o halde önce o olayların muhataplarına sorulmalı” değerlendirmesini yaptı. Özel, önceki MİT Başkanı Hakan Fidan'ın döneminde de MİT'te veri hırsızlıkları olduğunu, İbrahim Kalın döneminde bunun davalara konu olduğunu söyleyen Özel, şunları ifade etti:
Şimdiki Dışişleri Bakanı MİT Başkanıyken, Hakan Fidan MİT’teki bütün bilgileri çaldırmış. Aynı dönemde Gelir İdaresi’nden gelir ve vergi bilgilerimiz, SGK’dan sağlık bilgilerimiz, İçişleri Bakanlığından nüfus bilgilerimiz, sekiz bakanlık ve kurumdan bütün bilgilerimiz çalınmış. Dark Web'te hackerların elinde Tayyip Erdoğan’ın da T.C.’si var, benimki de seninki de.
Türkiye’nin bütün verisi çalınmış, onu çaldıran Hakan Fidan. İlk başta susmuş. İbrahim Kalın gelince ağır cezaya suç duyurusunda bulunmuş. Dava açılmış. O dava sürüyor. Hakan Fidan’a ‘Neden çaldırdın?’ diyen yok. Bakanlara ‘Neden çaldırdın?’ diyen yok. Bakanlara ‘Neden çaldırdın?’ diyen yok. Erdoğan’a ‘Senin bakanların, MİT Başkanın bu verilere niye sahip çıkmadı?’ diyen yok. Daha burada İstanbul Senin’den, İstanbullunun binerken çıkan dıt dıt sesinden casusluk çıkaracak adamın alnını karışlarım ben. Bir veriyi kaç kere çaldıracaksınız. Bir veri kaç kere casusluk suçuna alet olacak. Altı ayda bir aynı veriyi sen çaldıracaksın, burada tut ki haysiyetsizin biri ‘Verileri bilmem nereye yolladı’ dedi diye Ekrem Başkan’dan hesap soracaksın. Açık açık söylüyorum. Tayyip Erdoğan’a sevap olan bize günah olamaz. Ona serbest olan bize yasak olamaz. Bize sorulacak her soruyu önce Erdoğan’a ve bakanlarına soracaksın.
Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi, dün geceden beri keyfi engellemelere konu oluyor. Adliye önündeki polis barikatlarıyla çevrilen alan genişletildi, baro yöneticileri adliyeye alınmadı, adliye çevresindeki yolların bir kısmı araç trafiğine kapatıldı. CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek ve Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, partinin ses aracını adliye önündeki meydana sokmak istedi. Ancak polis ekipleri buna izin vermedi.
Milletvekili Umut Akdoğan, dün geceden bu yana alan için izin almaya çalıştıklarını belirterek şunları söyledi:
Sonunda Çağlayan Adliyesi önündeyiz. Metrolar açık, genelgeyle yasak havası oluşturulmak isteniyor. Bizi izleyen herkese duyuruyoruz, alana yurttaşlarımız gelmeye başladı. CHP olarak tüm engelleri kaldırdık. Emniyet ve Valilik ile irtibat halindeyiz. Bütün İstanbulluları buraya bekliyoruz.
Akdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda da şu ifadeleri kullandı:
Otobüsümüz Çağlayan Adliyesi önünde. Metro çalışıyor, meydan uygun. ‘Alan kapalı, gelinemiyor’ algısını yaymak istiyorlar.
İstanbul Valiliği, olası protestoları gerekçe göstererek Beyoğlu, Bayrampaşa, Kağıthane ve Şişli ilçelerinde bugün için tüm eylem ve etkinlikleri yasakladı.
Valilik kararıyla şunların tamamı, gece 23,59'a kadar yasaklandı:
Sendika.Org.