Sendika.Org Emek Hareketinin Gündemi
  Basın Yayın Örgütlerinden TMY Geri Çekilsin Talebi
  20 Haziran 2006 -  
Terörle Mücadele Yasası’nda yapılması öngörülen değişikliklerin yol açacağı sorunlar, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Yayıncılar Birliği, Uluslararası Pen Türkiye Merkezi, Türkiye Yazarlar Sendikası, Kitap Çevirmenleri Meslek Birliği temsilcilerinin ortaklaşa düzenlediği basın toplantısı ile açıklandı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Konferans salonunda düzenlenen basın toplantısında, yeni düzenlemelerin temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan ve özgürlükleri koruma yerine güvenlik kaygılarını ön plana çıkardığı belirtilerek, “terörü önleme gibi yaklaşımla ifade özgürlüğünün ulaştığı yasal düzenlemelerdeki kazanımlar geri almaya yönelik çabalar demokrasiye aykırıdır” denildi.

Açıklamada yasa değişikliği ile ilgili şu değerlendirme yapıldı:

Terörle Mücadele Yasası Tasarısı temel hak ve özgürlükleri sınırlandırmakta, terör tanımı ve hangi suçların terör suçu kabul edileceği konusunda hukuki tartışmalar yaratacak düzenlemeler taşımaktadır.

3713 sayılı Terörle Mücadele Yasasının 1. maddesinde madde başlığı “terör tanımı”dır. Bu maddede terör ve örgüt tanımından ne anlaşılması gerektiği yazılıdır. Yeni tasarıda “terör suçları” ve “terör amacı ile işlenen suçlar” yeni 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu maddeleri ve bazı özel yasalar sayılarak çoğaltılmaktadır. Böylece her suçu terör suçu ve her suçluyu da terör suçlusu olarak görmenin yolu açılmaktadır. Bu durum uygulamada sorun yaratır. Terör tanımından sonra TCK’da yer alan elliden fazla maddede gösterilen suçları da “terör” suçu kabul etmek hukuka aykırı düşer.

Basın yayın fiillerini doğrudan ilgilendiren ve dava açılan maddelerin başında Yasanın 6. maddesi gelmektedir. Maddenin yasadaki düzenleniş biçimine göre; terörle mücadelede görev almış kişilerin isim ve kimliğinin açıklanması terör örgütlerine hedef gösterme addedilerek suç sayılmıştır. Cezası para cezasıdır.

Tasarıda yer alan değişiklikle basın ve yayın organlarının sahiplerine “açıklama ve yayınlama yasağı” ile ilgili olarak dikkat ve özen yükümlülüğü yüklenmek istenmekte ve buna aykırı davranış ceza yaptırımı altına alınmaktadır.

Basın yayın organı sahipleri genelde “yayın” politikalarını belirlememekte ve yayınlanan haberleri, gazete ve dergileri yayınlandıktan sonra görmektedirler. Bu nedenle yayınlanan haberlerden basın yayın organı sahiplerini sorumlu tutmak hukuka uygun düşmeyecektir. Böyle bir durum editoryal bağımsızlığı zedeler. Basın Yasasında yayınlanan haberler ve yazılardan eser sahibinin sorumluluğu kabul edilmiş olmasına rağmen; yayın organı sahiplerinin ve sorumlu müdürün sorumlu tutulması doğru değildir.

“Terör örgütleri” başlıklı Madde 7 değiştirilmek istenmektedir. Terör örgütünün veya amacının propagandasını yapan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmakta ve bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır. Tasarı ile getirilmek istenen “terör örgütünün veya amacının propagandasını yapan” kavramı daha geniş yorumlanmaya açıktır. Bu suçun tayininde takdir hakkının genişliği ve suçun tanımı net olmadığından ortaya çıkabilecek sübjektif uygulamalar hukuka aykırılık yaratacaktır. Maddenin düzenlemesi Anayasada yer alan “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine aykırıdır.

7. maddeye aykırılıktan dolayı verilecek olan bir yıl süreli hapis cezası “adli para cezasına” çevrilebilecektir. Ancak fiilin basın yayın yoluyla işlenmesi halinde ceza 1,5 yıl ile 4,5 yıl arasında değişeceğinden verilecek ceza kısa süreli hapis cezası olmadığından “adli para cezasına” çevrilemeyecektir. Yayın organları sahiplerine ve sorumlu yazı işleri müdürlerine adli para cezası verilmesini gerektiren durumlarda ise; bu cezanın ödenmemesi halinde sonuçta “hapse” çevrilmesi mümkün olacaktır.

Meclisteki görüşmeler sırasında Adalet Alt Komisyonunda Terörle Mücadele Yasa Tasarısı'nda değişiklik yaparak terör suçlarının kapsamının daraltıldığı ama buna karşılık televizyon, radyo ve internet sitelerinin de cezalandırılmasının yolunun açıldığı ve basın yayın organları için kapatma cezasının süresiz hale getirildiği basında haber olarak yer aldı. Basın için öngörülen cezalarda artışa gidilmesi ve ''süreli yayınlar'' ibaresi tasarıdan çıkarılarak süreli ya da süresiz tüm yazılı basının yanı sıra televizyon, radyo ve internet sitelerinin de yasa kapsamında cezalandırılmasının öngörülmesi, yayınlar için öngörülen 15 günden 1 aya kadar kapatma cezasının ise her türlü basın yayın organları için süresiz hale getirilmesi çok kaygı vericidir.

Temel hak özgürlükleri kısıtlayan ve özgürlükleri koruma yerine güvenlik kaygılarını ön plana çıkararak “terörü önleme” gibi bir yaklaşımla ifade özgürlüğünün ulaştığı yasal düzenlemelerdeki kazanımları geri almaya yönelik çabalar demokrasiye aykırıdır.

Basın özgürlüğünün kısıtlanması çok daha başka toplumsal gerginliklerin artmasına neden olacaktır. Söz söyleyen, yazı yazan, bir kitap veya makale çeviren ya da yayınlayan, terörle ilgili haber yayınlayan herkes, yani aydınlar,yazarlar, çevirmenler, yayınevi sahipleri, gazete sahipleri ve gazeteciler özel yetkili “eski DGM’ler” mahkemelerde yeniden ve artan oranda yargılanmaya başlayacaklar ve halen devam eden benzeri davalar yanında açılacak yeni davalarla karşılaşılacaktır. Böylece açılan her davadan dolayı demokrasi, insan hakları ve ifade özgürlüğü tartışmaları giderek toplumsal sorunların artmasına neden olacaktır. Açılacak her soruşturma ve açılacak her dava başka sorunlar üretecek ve giderek ifade özgürlüğünden vazgeçilen bir ülke olmanın utancı yaşanacaktır.

Sonuç olarak Terörle Mücadele Yasasının Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkındaki Tasarının temel hak ve özgürlüklere aykırı düşen diğer düzenlemeleri yanında; basın yayın fiilleri hakkındaki düzenlemeler ifade özgürlüğünü sınırlandırmaktadır. Bizler, gazeteciler, yayıncılar, yazarlar ve çevirmenler olarak demokratik haklarımıza sahip çıkıyoruz ve yasal düzenlemelerdeki geriye gidişin durdurulmasını, terörle mücadele adı altında getirilmeye çalışılan sınırlandırmalardan derhal vazgeçilmesini talep ediyoruz.


ORHAN ERİNÇ - TÜRKİYE GAZETECİLER CEMİYETİ BAŞKANI
ERCAN İPEKÇİ - TÜRKİYE GAZETECİLER SENDİKASI GENEL BAŞKANI
ÇETİN TÜZÜNER - TÜRKİYE YAYINCILAR BİRLİĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI VECDİ SAYAR & MÜGE SÖKMEN - ULUSLARARASI PEN TÜRKİYE MERKEZİ
ENVER ERCAN - TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI BAŞKANI
TUNCAY BİRKAN - KİTAP ÇEVİRMENLERİ MESLEK BİRLİĞİ





Sendika.Org Anasayfa

Sendika.Org'un tüm yazili ve görsel içerigi kaynak göstermek kosuluyla özgürce kullanilabilir.