Savaşa ve saldırılara rağmen sanat – Seyit Evran (kurdistan24.org)

Kobanê’ye yönelik saldırılar üçüncü ayına girdi. Cizîrê alanının çeşitli yerlerinde çetelerle Rojava halk savunma güçleri arasında belli aralıklarla çatışmalar yaşanıyor. Efrin Kantonu’na yönelik çetelerin tehditleri sürüyor. Tehditler şu ana kadar askeri saldırılara dönüşmüş değil. Ancak siyasi, diplomatik ve halka baskı uygulama yöntemleriyle saldırıları sürüyor. Ancak bütün bunlara rağmen Rojava Devrimin ...

Devamını oku...

Gezi Parkı ve hazım sorunu – Leyla Alp (T24)

Takvimler 27 Mayıs 2013’ü gösteriyordu… Siyaset yükseklerde çok bilen (!) insanlar tarafından tartışılırken, yeryüzünde bir yerlerde, İstanbul’un Taksim’inde Gezi Parkı'nda, bir şeyler oldu. Bir gece bir parka dozer girdi ve bir ülkede hayat değişti… Her şey birden bire oldu… Ezber bozan, enerjik, sıra dışı ve hatta komik… Biz çok güldük… Çok ağladık… 21 gün boyunca orada bilmem kaç yıllık ömürlerimize sığd ...

Devamını oku...

Meclis Soma Raporu’nda, çözüm yok aklama var… – Özgür Müftüoğlu (Evrensel)

Meclis Soma Araştırma Komisyonu taslak raporunu hazırladı. Mayıs ayında 301 işçinin ölümüyle sonuçlanan, Türkiye’nin en büyük işçi katliamı için kurulan komisyondan beklenti; bu katliamda sorumluların açığa çıkartılması ve katliama neden olan üretim sistemi, denetim mekanizmaları ve çalışma düzeninden kaynaklanan sorunların çözümü için öneriler getirmesiydi. Birçok kişi ve kurumla görüşülerek hazırlandığı a ...

Devamını oku...

Kendisini savunmayan nasıl yaşayabilir? – Zana Azadi (kurdistan24.org)

Meşru savunma konusunda nice yazılar yazıldı, nice kitaplar satıldı ve okundu. Nice konuşmalar yapıldı. Nice sloganlar atıldı. Afra tafra kesilenler oldu. Neticede öyle anlaşılıyor ki, kimse anlamamış. Anladığını söyleyen çıksa da gerektiği yer ve zamanda meşru savunma direnişine geçmedi kimse. Son Kobanê Serhildanı’nda ortaya çıktı ki, meşru savunma yani öz savunmayı ne Kürt siyasetçileri ne de Kürt gençle ...

Devamını oku...

Anamın çocuklarına mirası: Kılama dayîka mın – Fehim Işık (Evrensel)

Anne çocuk öyküsü üzerinden kurgulanan bir film bu günlerde gösterime girdi. ‘Annemin Şarkısı’, Kürtçe adıyla ‘Kilama Dayîka Min’ filminden söz ediyorum. Dili Kürtçe, Türkçe diyaloglar da var. Saraybosna ve Antalya film festivallerinde ödüller aldı. Başka festivallerde de aldığı ödüller var. Senaryosu da ödüllüydü. Yaşanan acıları anne ve çocuk gibi politize etmeniz zor olan, duyguları önde karakterler üzer ...

Devamını oku...

Reyan Tuvi, sansür olayının perde arkasını ilk kez anlattı – Sadi Çilingir (sadibey.com)

9. İşçi Filmleri Festivali’nin Antalya yolculuğu, 14 – 18 Kasım 2014 tarihleri arasında gerçekleşti. Festival yöneticilerinden etkinlikte yer alan söyleşilerde moderatörlük yapma teklifi aldığımda, beni en çok heyecanlandıran olay, Reyan Tuvi’yle görüşme şansı yakalama olasılığımdı. Daha önce Altyazı’nın “Festivaller ve Sansür” dosyası için bir yazı kaleme alan; ancak 51. Altın Portakal sürecinde yaşanan ol ...

Devamını oku...

Neden 2023? – Ferda Koç

1923'de kurulan “Allahsız Devlet”in defterini yüzüncü yıl dönümünde “dürme” hedefi, AKP'nin siyasi kadrosuna verilecek anlamlı bir hedeftir elbette.  Ama ben Erdoğan'ın 2023 hedefinin retorikten ibaret olduğunu düşünmüyorum. Bence 2023 tarihi, AKP'nin iktidar misyonunun tarihsel-toplumsal “sınır taşını” belirliyor Tayyip Erdoğan AKP'nin iktidar vizyonunu birkaç yıl önce 2023 yılı olarak belirlediğinde hemen ...

Devamını oku...

Çocuk Hakları mı dediniz? – Nurcan Baysal (T24)

Bugün 17 Kasım 2014, bu puslu Amed gününde ben Kürt çocukluklarla ilgili bir yazı yazmaya çalışırken, büromun penceresinden dışarıda top oynayan çocuklar takılıyor gözüme. Yan binanın bahçesinde top oynayan 5-7 yaşlarındaki çocuklar, her gol attıklarında “Biji Apo” diye haykırıyorlar. 2006 yılı Mart sonunda Diyarbakır’da 14 PKK’linin kimyasal silahlarla öldürülmesini protesto amacıyla başlayan ve  günlerce ...

Devamını oku...

Erdoğan’la ‘Yeni Dünya’ kurma – Nilgün Cerrahoğlu (Cumhuriyet)

Sevgili okurum Tekin M. Ormancıoğlu “Osmanlı’nın cahil kaldığı yazılır da kiminbıraktığı yazılmaz” diyerek ekliyor: “Mesela II. Beyazıt’ın matbaanın Osmanlı topraklarına girişini yasakladığı (1485), oğlu bizde Yavuz, Batı’da Gaddar Selim’in 1515’te matbaa getirenin boynu vurulsun diye ferman çıkardığı yazılmaz, varsa yoksa fetih...” Ormancıoğlu’nun notu, Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinde dönüm noktası kabu ...

Devamını oku...

© CopyLEFT Sendika.Org'un tüm yazılı ve görsel içeriği kaynak göstermek koşuluyla özgürce kullanılabilir.

WP-Backgrounds by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann
Scroll to top