Ölümün nedeni ilk bakışta sıtma gibi gözükse de Selda’ya sıtma teşhisinin geç konulması en büyük etken

Ölümün nedeni ilk bakışta sıtma gibi gözükse de Selda’ya sıtma teşhisinin geç konulması en büyük etken
Kabin amiri Selda Durmaz, tedavi gördüğü hastanede dün (19 Haziran) yaşamını yitirdi. Selda’nın ölümü “Kabin amirinden acı haber geldi”, “Sıtma teşhisi koyulan kabin amiri öldü”, “Kahreden haber” gibi başlıklarla haberleştirildi.
Ölümün nedeni ilk bakışta sıtma gibi gözükse de Selda’ya sıtma teşhisinin geç konulması en büyük etken. Nijerya seferini yaptıktan sonar yüksek ateş şikayetiyle gittiği hastanede grip teşhisi konmuş ilaçlarını almasına ragmen ateşi düşmeyen Selda THY sağlık birimine başvuruyor ve sıtma teşhisi konuyor. Selda daha sonar özel bir hastaneye kaldırılıyor ve tüm çabalara ragmen dün hayatını kaybediyor.
Selda’nın ölümündeki en büyük nedenlerden biri Türkiye’de meslek hastalıkları ile ilgili müdahale, tanı ve tedavilerin yetersiz oluşu. Herhangi bir şikayeti olan bir kişinin bu şikayetinin mesleğinden kaynaklanan bir rahatsızlık olup olmadığının ilk etapta sorgulanmaması.
Sıtma, ülkemizde çok görülmese de özellikle yurtdışında çalışan havacılık, nakliye ve denizcilik gibi işkollarında sık rastlanan bir hastalık. Hatta meslek hastalıkları listesinde deniz adamlarının yakalandıkları sıtma da meslek hastalığı olarak kabul ediliyor.
Meslek hastalığı teşihisi koyan hekimlere baskı
Meslek hastalığı teşhisi konması uzun süreçler istiyor. Meslek hastalığı teşhisi işverenler nezdinde “para kaybı” olarak görüldüğü için meslek hastalığı teşhisi ile işçileri hastaneye sevk eden işyeri hekimleri baskılara maruz kalıyor.
Dr. Ahmet Tellioğlu örneğine bakmamız yeterli:
Ahmet Tellioğlu, işyerinde bazı işçileri ağır kimyasallara maruz kaldığını belirterek meslek hastalıkları hastanesine sevk etmişti. Hastane de bu işçilerin ağır kimyasala maruz kaldığı yönünde rapor vermişti. Bu olayın hemen ardından “sorunlu davranış” gerekçe gösterilerek 28 Mayıs 2013’te işten çıkarılmıştı.
Türkiye’de mevcut çalışma koşullarında yılda en az 10 binden fazla meslek hastalığı kaydedilmesi gerektiğini Çalışma Bakanlığı da bastığı broşürlerde belirtiyor ancak bu sayı yılda 300 civarında. Bunun temel nedenlerinden biri meslek hastalıkları ile ilgili altyapının, hastanelerin yetersiz olmasının yanında bu teşhisi koyacak işyerindeki birimlerin işverene bağlı çalışması yer alıyor.
Eğer işyerinden bağımsız bir meslek hastalığı teşhisi birimi ve yeterli meslek hastalığı hastanesi olsaydı bugün Selda ve daha birçok işçi hayatta olacaktı.
Hatırlamakta fayda var
Havayolları çalışanları 2013 senesinde direnişteydi. Bu direniş grev yasağına karşı eylem yapan işçilerin işten çıkarılmasıyla başlamıştı. Grev yasağı ise Hava-İş ile THY arasındaki toplu iş sözleşmesi süreci öncesinde bir AKP operasyonu olarak gerçekleştirilmişti. Toplu iş sözleşmesinin temel taleplerinden biri çalışma koşulları ile ilgiliydi. Sonrasında AKP, Hava-İş yönetimini de ele geçirdi ve THY açısından emek sömürüsünü hayata geçirmek için pek bir engel kalmadı. THY tam da AKP’nin patronların istediği gibi bir işletme haline geldi.
Sendika.Org