Ermenek'te 18 işçinin can verdiği kaza sırasında iş güvenliğinden sorumlu teknik nezaretçi defterde geçmişe dönük şekilde tahrifat ve ekleme yapmış

Ermenek'te 18 işçinin can verdiği kaza sırasında iş güvenliğinden sorumlu teknik nezaretçi defterde geçmişe dönük şekilde tahrifat ve ekleme yapmış
Has Şekerler Maden Ocağı’nın, işçi sağlığı ve iş güvenliğinden sorumlu olan Teknik Nezaretçisi Ali Kurt facianın meydana geldiği akşam, işçilerin kurtarılması için bütün Türkiye’nin seferber olduğu saatlerde, teknik nezaretçisi defterinde geçmişe dönük şekilde “Sondaj makinesinin temini tebliğ edildi” diyerek, tahrifat ve ekleme yaptığı ortaya çıktı. Kurt, Savcılık'taki ifadesinde "Ben sondaj makinesi konusunda şirketi uyarmıştım" dedi.
Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre iddianamede, Maden bölgesini 15 günde bir denetlemekle yükümlü olan Kurt’un kazanın meydana geldiği noktada yaşanan kömür kaymasına rağmen buraya sondaj vurulması uyarısında bulunmadığı ve alarm sistemi bulunmamasına ilişkin işlem yapmadığı belirtildi.
Mahkemeyi aldatmaya çalıştı
Üçü tutuklu 16 sanığa açılan davada bütün maden bölgesinin teknik nezaretçisi olarak görev yapan Ali Kurt 9 Kasım 2014’te savcılıkta alınan ifadesinde, “Kazanın önüne geçilebilmesi için kontrol amaçlı sondaj makinesi kullanılması gerekirdi. Yeraltı suyu için ise ocağın içerisinden kontrol amaçlı sondaj makinesi ile kontrol yapmak iyi olurdu diye düşünüyorum. Ben sondaj makinesi konusunda şirketi uyarmıştım” dedi.
Bu iddiasına dayanak olarak, kendisinin tuttuğu teknik nezaretçi defterinin 20 Ağustos 2014 ve 25 Ekim 2014 tarihli sayfalarındaki uyarıları gösterdi. Bu defterin altında Cenne’nin Şube Müdürü Mehmet Zeybek’in de imzasının bulunduğunu belirtti. Defter açıldığında, 20 Ağustos’ta “Ayrıca MİGEM tarafından yapılan teftişte istenilen yeraltı sondaj makinesinin temini ve kullanımı gereği de tebliğ edildi” ifadesinin bulunduğu, 2 Eylül ’de “Ocak içi ilerlemeler sondaj ile yapılmalıdır” ifadesinin yazılı olduğu görüldü.
Şube Müdürü'nün ifadesi ortaya çıkarttı
Bunun üzerine Zeybek’in ifadesi alındı. Zeybek kazanın meydana geldiği gün saat 20 sularında Kurt’un kendisini arayarak, “Savcılığın talimatıyla jandarma kantara geldi ve teknik nezaretçi defterini muhafaza altına alacaklar. Defteri jandarmaya teslim etmeden önce gel, eksik imzalarını tamamla. Yoksa bizim için sıkıntı olabilir” dediğini anlattı.
Bunun üzerine Kurt’un uzattığı bölümleri imzaladığını söyledi. Jandarma el koyduktan sonra sayfaların birer nüshasına tekrar baktığını ifade eden Zeybek, Kurt’un sondaj makinesiyle ilgili maddelerin sonradan eklediğini kaydetti.
Zeybek, “Kurt’un bu şekilde oynama yapmış olması, kazadan kaynaklanan hukuki ve cazai sorumluluğunu ortadan kaldırmaya yöneliktir” dedi. Zeybek ayrıca, en son uyarının yapıldığı görünen 25 Ekim 2014’te Kurt’un Ermenek’te bulunmadığını ifade etti. Kurt ise “Böyle bir şey olsa önerilerin altında Zeybek’in imzası olmaz” diyerek, kendisini savundu.
Jandarma incelemesinde ortaya çıktı
Savcılık da ekleme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için nezaretçi defterini Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı’na gönderdi. Jandarmanın yaptığı incelemede, 20 Ağustos 2014 tarihli sayfadaki 21. maddenin metninde üç ayrı mürekkepli kalem kullanıldığı saptandı. Bu maddede yer alan “Ayrıca MİGEM tarafından yapılan teftişte istenilen yeraltı sondaj makinesinin temini ve kullanımı gereği tebliğ edildi” ifadesinin deftere sonradan eklenerek, tahrifat yapıldığı belirlendi. Keza 2 Eylül 2014 tarihli sayfanın 21 ve 22. maddelerinde iki ayrı mürekkepli kalem kullanıldığı, “21-Ocak içi ilerlemeler sondaj ile yapılmalıdır” ibaresinin deftere sonradan eklendiği vurgulandı.
'Özel belgede sahtecilik suçu'
İddianamede, Kurt’un sondaj konusunda kaza tarihinden önce teknik nezaretçi defterine değinmediğini kaydederek, “Kurt kaza günü kusurunun ortaya çıkmaması için teknik nezaretçi defterinin üzerinde oynama yaparak, özel belgede sahtecilik suçunu işlemiştir” denildi. Maden bölgesini 15 günde bir denetlemekle yükümlü olan Kurt’un kazanın meydana geldiği noktada yaşanan kömür kaymasına rağmen buraya sondaj vurulması uyarısında bulunmadığı ifade edildi. Ayrıca ocakta alarm sistemi bulunmamasına ilişkin işlem yapmadığı ve bu hususu nezaretçi defterine kaydetmediği belirtildi.
Sendika.Org