AKP’nin savaş politikalarının en kanlı sonucu Reyhanlı Katliamı’nın davası Ankara’da sürüyor. Katillerin aklanmasına izin vermeyeceklerini söyleyenler davanın takipçiliğini sürdürüyor

AKP’nin Suriye Savaşı’nda sınır hattını cihatçı çetelerin üssüne dönüştürmesinin en kanlı sonucu Reyhanlı Katliamı’nın davası Ankara’da devam ediyor. Adana’da başlayan, görevsizlik gerekçesiyle Hatay’a, oradan da güvenlik gerekçesiyle Ankara’ya taşınan davada katillerin aklanmasına izin vermeyeceklerini söyleyenler davanın takipçiliğini sürdürüyor
13.59 Reyhanlı Davası’nda tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Dava 8 Mayıs saat 10.00’a ertelendi. Mahkeme ayrıca IŞİD’in Niğde saldırısı, Utku Kalı ve kamu görevlilerinin ihmallerine ilişkin dosyaların da Ankara’ya getirtilmesine karar verdi.
Davanın ertelendiği 8 Mayıs’ın, 2013’te katliamdan 3 gün önce bombalı saldırı gerçekleşeceği ihbarının yapıldığı tarih olması dikkat çekici.
12.33 Reyhanlı Davası duruşmasına ara karar verilmek üzere 13.30’a kadar ara verildi.
11.50 Sanık avukatlarının konuşmaları sürüyor.
11.15 Sanık konuşmaları başladı.
11.03 Av. Deniz Özbilgin söz aldı: “Reyhanlı Katliamı dosyasının Ankara’ya getirilmesi bizce değerlidir, zira asıl failler Ankara’da yaşamaktadır.”
10.59 Duruşmada sanık avukatları söz alıyor. Bir kısım sanık avukatı katılan avukatlarının taleplerine katıldıklarını söyledi.
10.53 Niğde’de silahlı saldırı gerçekleştiren IŞİD çetesi üyelerinin Reyhanlı Katliamı’nda da parmağı olduğuna ilişkin iddiaları hatırlatan Av. Hatice Can, Niğde dosyasının da Ankara’ya getirilmesini talep etti.
10.48 Sanık avukatları ilgili kamu görevlileri hakkında idari ve cezai soruşturma yürütülmesini talep etti.
10.41 Dışişleri temsilcisinin AGİT toplantısında Reyhanlı Katliamı’nı El Kaide’nin yaptığına yönelik açıklamasını hatırlatan Av. Hatice Can, “Bu yüzden tetikçiler kadar gerçek sorumluların yargılanmasını istiyoruz. Katliam öncesi şüpheliler izlenmiş ve katliam buna karşın nasıl göz göre göre gerçekleşmiştir?”
10.35 Av. Hatice Can söz aldı: “AKP’nin Suriye politikaları sonucunda katliam göz göre göre geldi. Sadece sınır kapıları değil tüm kapılar açıldı. Sınır elek gibiydi. Silah yüklü TIR’lar istedikleri gibi gelip geçiyordu.”
10.27 Katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri ilk sözü aldı. Aileler adalet taleplerini yineliyor, katillerin ve sorumluların yargılanmasını istediklerini söylüyor.
10.12 Duruşma başlıyor. Sanıkların ifadeleri Segbis sistemi ile alınacak.
09.35 Basın açıklamasının sonuçlanmasının ardından duruşma salonuna geçiliyor.
09.16 Can’ın ardından söz alan Reyhanlı Katliamı’nda yaşamını yitiren Kadriye Alyar’ın yakınları ise Tayyip Erdoğan’ın “Orada Sünni kardeşlerim öldürüldü” söylemini hatırlatarak “11 Mayıs’ta cehennemi yaşadık. Alevi, Sünni, Kürt, Arap, Türk hepsi kardeştir. Aramıza nifak tohumları sokmasınlar. Patlamanın sorumlularını cezalandırsınlar” diye konuştu.
09.12 Reyhanlı Katliamı Davası’nın avukatlarından Hatice Can sınır hattının cihatçılara açılmasıyla katliamın göz göre göre geldiğini söyledi. Hatice Can, açık sınır politikasının en temel insani haklardan biri olan sığınma hakkı için gerekli olduğunu ancak sınırların cihatçı çetelere açılarak elek haline getirilmesinin özellikle Hatay’da bulunan insanların yaşamlarını tehlikeye attığını söyledi. Türkiye tarihinin en büyük bombalı saldırısını düzenleyen katillerin ve arkasındaki siyasi sorumluların bulunamaması için hükümetin elinden geleni yaptığını belirten Can, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı toplantısında Türkiye adına konuşan büyükelçi Tacan İlden’in Reyhanlı Katliamı’nı El Kaide’nin yaptığını söylediğini ifade etti.
Ankara Barosu yöneticileri de davanın il il dolaştırılarak sürüncemede bırakılmak istenmesine tepki gösterdi.
09.06 Halkevleri, katliamda çocuklarını yitiren ailelerle birlikte duruşma öncesi Ankara Adliyesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada konuşan Halkevleri Genel Başkan Yardımcısı Samut Karabulut 52 kişinin öldüğü, 128 kişinin yaralandığı Türkiye tarihinin en kanlı bombalı saldırısının davasında ilk duruşmanın ancak iki yıl sonra görüldüğüne dikkat çekti. Adana’da durdurulan silah yüklü MİT TIR’larını, Kırıkhan patlamasını, Suriye’ye yönelik savaş politikalarının ses kayıtlarını ve benzeri davaların sürüncemede bırakılmasını hatırlatan Karabulut, “Halkları ateşe atanlar ister saraylarda ister polisiye devleti önlemleriyle olsun hesap vermekten kurtulamayacaklardır” dedi. Karabulut, Halkevleri Hukuk Dairesi’nin bu davayı sonuna kadar takip edeceğini dile getirerek açıklamasını sonlandırdı.
Sendika.Org/ Ankara