Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde zorla kanalizasyon temizlettirildiği için ölen Zafer Açıkgözoğlu için hastane önünde eylem yapıldı

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde geçen sene zorla kanalizasyon temizlettirilen 28 yaşındaki taşeron sağlık işçisi Zafer Açıkgözoğlu’nun karaciğer yetmezliğinden yaşamını yitirmesinin ardından, Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde sağlık işçileri ve İSİG eylem gerçekleştirdi
2013'ün Temmuz ayında görev tanımında yer almamasına rağmen zorla kanalizasyon temizlettirilmesi sonucu hastalanan ve iki gün önce yaşamını yitiren Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi taşeron sağlık işçisi, bugün hastanenin Monoblok önünde yapılan eylemle anıldı. Zafer Açıkgözoğlu'nun ölümünden hastane yönetimi ve taşeron sistemin sorumlu olduğunu söyleyen sağlık emekçileri, taşeron çalışmanın kaldırılmasını istedi.
Eyleme, İSİG, SES Aksaray Şubesi, Taşeron İşçileri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği ile İstanbul Tabip Odasının çağrısı ile HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, direnişte olan BEDAŞ işçileri, Taşerona ve İşçi Ölümlerine Son Platformu, Türk Tabipleri Birliği, Dev-Sağlık İş, Enerji-Sen, Limter-İş ve Petrol-İş destek verdi. Ailesinin de katıldığı eylemde işyeri kapısına iş sağlığı iş güvenliği sertifika programı verildiğini belirten afişin asılmasına de tepki gösterildi.
'Paranız yoksa ölüme mahkumsunuz'
Eylemde bir konuşma yapan Zafer Açıkgözoğlu’nun kardeşi Emre Açıkgözoğlu, ailenin yaşadıklarını anlatırken göz yaşlarına hakim olamadı. Kardeş Açıkgözoğlu, “Abimi 1 hafta önce buraya acile getirdim. Kimse ilgilenmedi. Paranız yoksa fakirseniz ölüme mahkumsunuz” dedi. Yaşadıklarını başka ailelerin yaşamamasını istediklerini ifade eden Açıkgözoğlu, “Tayyip Erdoğan şimdi cumhurbaşkanı oldu. Taşeron işçilere hiçbir hak tanınmıyor bunu görsün. Biz ailelerin sesini duysun. Artık bu taşeron bitsin. Daha kaç kişi ölecek?” diye sordu.
Sardından söz alan HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı İSKİ’nin yapması gereken bir işin zorla taşeron işçilere yaptırıldığını belirtti. “Taşeron işçilerin iş ve can güvenliği yok” diyen Tüzel, İstanbul Tıp Fakültesinde çalışan 1500’ü aşkın taşeron işçinin aynı riskle karşı karşıya olduğunu söyledi. Tüzel, “İşçilere eğitim verilmezse, tedbirler alınmazsa, taşeron sistemi devam ederse hem hastaların hem de sağlık emekçisi taşeron işçilerinin mağduriyeti son bulmayacak” dedi.
'Bu ülke kendi işçisine karşı savaşta mı?'
Taşeron işçi ölümlerinin olağan bir iş kazasıymış gibi gösterildiğini belirten SES Aksaray Şube Başkanı Aydın Erol, “Taşeron işçiler her an işten çıkarılma korkusuyla yaşıyor ve tehdit ediliyor. Bu yüzden bütün angarya işleri taşeron işçilere yaptırıyorlar. Taşeron işçilerin sözleşmelerinde iş tanımı bile yapılmıyor” dedi.
İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ozan Toraman da “Halkın sağlığını iyileştirmesi gereken üniversite ve devlet hastaneleri kendi çalışanlarının sağlığını bile koruyamıyor” dedi. Toraman ülkeyi yönetenlerin sağlıkta ki dönüşümle kar ettiklerini ve başarı öyküleri anlatırken işçilerin öldüğünü ifade ederek ''Zafer arkadaşımız ölmüştür. Bu ülke kendi işçilerine karşı savaşta mıdır ki bu ülke de bir yıl içerisinde binin üzerinde insan canını vermiştir" diye konuştu.
Direnişteki BEDAŞ işçileri de anmaya katıldı. BEDAŞ işçilerinde Bayram Alanbay, "'Biz ikinci Soma faciası yaşamak istemiyoruz, ölmek istemiyoruz' dediğimiz için 6 gün önce 26 arkadaşımız işten atıldı. Biz burada Zafer arkadaşımıza söz veriyoruz. Biz bu direnişi zafer ile bitireceğiz. Biz bu direnişi kazanacağız ve Zafer arkadaşımıza armağan edeceğiz" dedi.
İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi üyesi Murat Çakır, 18 Ağustos itibariyle Türkiye'de 95 işçinin iş kazlarında yaşamını yitirdiğine dikkat çekerek tüm taşeron işçilerinin ölüm riski atında oluğunu ifade etti.
Tıp fakültesindeki bir anfiye Zafer Açıkgözoğlu’nun isminin verilmesini talep eden emekçiler, bu ölümün son olması için gerekli önlemlerin alınmasını istediler.
Sendika.Org