Ali İsmail Korkmaz'ın saldırıya uğradığı gece işkenceye uğrayan Caner Ertay'a işkence yapan iki polis görüntülerde net olduğu halde emniyet polisleri tespit edemediklerini iddia ediyor

Ali İsmail Korkmaz'ın saldırıya uğradığı 2 Haziran gecesi polis işkencesine uğrayan Caner Ertay'ı, gözaltı işlemleri için hastaneye getiren polisler görüntülerde net olduğu halde emniyete bağlı Kriminal Daire Başkanlığı, polisleri tespit edemediklerini iddia ediyor

Eskişehir'de Ali İsmail Korkmaz'ın saldırıya uğradığı 2 Haziran gecesi üniversite öğrencisi Caner Ertay da polis işkencesine uğramıştı. Çevik kuvvet polislerinin darp etmesinden sonra terörle mücadele polisleri tarafından işkenceye uğrayan, araba bagajında taşınarak hastane hastane dolaştırılan Caner Ertay'ı hastaneye getiren polisler kamera kayıtlarında açıkça görülüyor. Sendika.Org'un ulaştığı kamera kayıtlarında, polislerin Ertay'ı araba bagajından çıkarmaları ve Ertay'ın işkenceden sonraki yürüyemeyecek durumdaki hali de net bir şekilde gözüküyor.
Emniyete bağlı Kriminal Daire Başkanlığı ise savcılığa gönderdiği raporda "görüntülerin flu olduğu", "kamera kayıtlarının gece alınmış olması" gibi gerekçelerle polisleri tespit edemediklerini belirtti.
'Çıplak gözle bile belli'
Sendika.Org'a konuşan, Ertay'ın avukatı Pınar Çelik Arpacı, görüntülerde Ertay'ı hastaneye getiren polislerin çıplak gözle dahi fark edildiğini, tespit edilememesinin mümkün olmadığını ifade etti. Arpacı, savcılığın da kendilerinin savcılığa verdiği görüntülerin hepsini emniyete bağlı Kriminal Daire Başkanlığı'na göndermediğini belirtti. Av. Arpacı bundan sonraki süreçte görüntüleri Ali İsmail'in saldırganlarının silinmiş görüntülerini çıkaran Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı'na sunacaklarını söyledi.
'Araba bagajıyla hastaneye getirildim'
İşkenceye uğrayan Caner Ertay da Sendika.Org'a o geceyi anlattı.
Yunusemre Caddesi'ndeki otoparkta terörle mücadele polislerinin kendisine işkence yaptıklarını belirten Ertay, polislerin daha sonra kendisini amirleri Ayhan Karayel'in yanına getirdiğini ifade etti. Karayel'in "İyi yapmışsınız" sözlerini duyduğunu söyleyen Ertay devam etti:
Sonra orada bir süre daha yumruk ve tekmelerle saldırdılar. En sonunda bagajın kapısını kapatıp devam ettiler. Bagaj kapısı açılınca anladım ki Eskişehir Devlet Hastanesi acil kapısına gelmişiz. Oradaki kamera görüntüsünde saat 02:29:31'i gösterirken benim bulunduğum sivil polis aracının bagajı açılıyor ve indiriliyorum. Sonra hastanedeki insanlar polise tepki gösterdiler bu duruma. Bu nedenle acil servisin tüm kapıları hastane polisinden destek alınarak kapatıldı ve ben yalnız kaldım polislerle. Avukatım Pınar Çelik Arpacı beni o sırada aradı. Kötü durumda olduğumu söylediğimde. Polisler benim telefonla konuştuğumu gördü ve üzerime çullandılar. 3 sivil polisle yaklaşık 1 dk boğuştum. Ancak işkence gördüğümden halim yoktu. Telefonumu zorla aldılar."


Ertay, Devlet Hastanesi'ne giriş işlemlerinin yapıldığını ama polislerin çıkış işlemlerini yapmadıklarını belirtiyor. Polislerin kendisini apar topar hastaneden çıkardıklarını söyleyen Ertay, geceyi anlatmaya devam etti:
Bu kadar olaydan sonra çok sıra var diye beni tekrar dışarı çıkardılar.Kamera kayıtlarına bakınca tüm bunların 10 dk sürdüğü anlaşılıyor. 02:39:39'da arabaya bindiriliyorum. 02:40:44'te de araba hareket ediyor ve ben Yunusemre Devlet Hastanesi'ne götürülüyorum."

İşkenceci polisler kamerada
Ertay'ın Yunusemre Devlet Hastanesi'ne getirildiği görüntülerde ise polisler açıkça belli oluyor. Polisler Ertay'ı arabada bırakarak işlemleri yaptırmak için girdikleri hastanede kendi aralarında konuşurken görülüyor.
Yunusemre Hastanesi'nin kamera görüntülerinde, Ertay'ın ayağa kalkamadığı için tekerlekli sandalyeyle taşınırken ve Ertay'ın avukatlarının hastane içindeki görüntüleri de mevcut. Ertay, avukatlarına kendisinin hastanede olduğunun gizlendiğini de belirtiyor:
Hastane kamerasında avukatlarım 04:01:47'de gözüküyor. Benim hastane içerisinde olmadığım, benim ismimde bir hastanın olmadığı söyleniyor kendilerine. Açıkça yalan söylüyorlar. Çünkü ben sabaha kadar hastanede kaldım ve 6 civarı hastaneden çıkarıldım."


Polisler de korktu
Polis tarafından saatlerce işkenceye maruz kalan Ertay, hastanede terörle mücadele polisleri ve güvenlik şube ekipleri tarafından tartışma yaşandığını da söyledi.
Yunusemre Devlet Hastanesi'nde TEM polisleri beni Güvenlik Şube polislerine vermek istediler. Ancak durumum o kadar kötüydü ki, güvenlik şube polisleri beni görünce almayı reddettiler. İki taraf da korkuyordu. TEM polisleri bana işkence yaptıkları için diğerleri de bu işkence üzerlerine kalır diye."
Caner Ertay ve avukatları 3 Haziran sabahında Eskişehir Adliyesi'nde polisler hakkında suç duyurusunda bulunmuş, adliye önünde ise Eskişehir Barosu avukatları ve Ertay'ın arkadaşları bir basın açıklaması düzenlemişti. Açıklamada Ertay'ın fiziksel durumu, polislerin işkencesinin dozunu da ortaya koyuyordu:
Sendika.Org / Eskişehir