Obama, Çin füzeleri için Erdoğan’ı arar mı? – Murat Yetkin (Radikal) Reviewed by mustafa on . NATO'da kararlar oybirliğiyle alınıyor. Bir üye dahi itiraz etse Türkiye, savunma sisteminin dışında kalabilir. Aslında daha ağır bir soru da var: Acaba Batı sa NATO'da kararlar oybirliğiyle alınıyor. Bir üye dahi itiraz etse Türkiye, savunma sisteminin dışında kalabilir. Aslında daha ağır bir soru da var: Acaba Batı sa Rating: 0

Obama, Çin füzeleri için Erdoğan’ı arar mı? – Murat Yetkin (Radikal)

NATO’da kararlar oybirliğiyle alınıyor. Bir üye dahi itiraz etse Türkiye, savunma sisteminin dışında kalabilir.

Aslında daha ağır bir soru da var: Acaba Batı savunma örgütü NATO, hava ve füze savunma sistemini, milli sistemini Çin ile ortak üretmeye karar veren üyesi Türkiye’ninkiyle birleştirir mi?

Malum NATO’da kararlar oybirliğiyle alınıyor ve bir üye dahi itiraz etse Türkiye, NATO’nun ortak hava savunma sisteminin o aşamada dışında kalabilir. Çünkü Savunma Sanayi İcra Komitesi’nin 26 Eylül’de Başbakan Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan toplantısında Türkiye’nin ilk milli füze ve uçaksavar füze sistemini Çin devlet şirketi CPMIEC ile ortak yapması kararı çıktı; başlangıçta 4 milyar dolar tahmini bedel biçilen projeyi Çinliler fiyat kırarak 3 milyar dolara yapacaklarını taahhüt etmişler.

Bu şirket, Türkiye’nin en büyük askeri müttefiki ABD tarafından kara listeye alınmış durumda; gerekçe olarak İran, Kuzey Kore ve Suriye’ye, oradaki baskı rejimlerini güçlendirecek şekilde silah satması gösteriliyor. Bu kararın NATO kadar ABD ve AB çevrelerinde de konuşulacağını tahmin etmek zor değil.

İcra Komitesi’nin Çin tercihini yaparken üstünü çizdiği rakipleri arasında daha geliştirme aşamasındaki S-400 modeliyle Rusya’nın Rosoboronexport şirketi (Ankara’ya indirilen uçakta el konulan Suriye askeri malzemesini gönderen şirket), Fransa-İtalya ortaklığı Eursam şirketinin Aster 30 sistemi ve Amerikan Raytheon şirketinin Patriot füze sistemi vardı.
Türk kamuoyu, Patriot’ları yakından tanıyor. Daha önce 90’larda Irak savaşı sırasında NATO, Türkiye’ye destek olmak üzere göndermişti. Halen, Suriye’den gelecek bir tehdidi karşılamak üzere NATO komutasında ABD, Almanya ve Hollanda Patriot bataryaları Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adana’da görev yapıyor. Adana’daki İncirlik Üssü NATO ve ABD’nin stratejik uçuşlarına açık durumda. Geçen yıl ABD’nin NATO destekli Füze Kalkanı projesinin erken uyarı radarının Malatya’ya yerleştirilmesiyle hem Türkiye Batı savunma sistemiyle hem de Erdoğan, Obama ile daha da yakınlaşmış sayıldı.

Çin tercihiyle bu yakınlık olumsuz etkilenebilir mi? Bu da önemli bir soru. Basına sızan bilgiler, İcra Komitesi’nin kararında; ortak üretim, teknoloji transferi ve ucuzluğun rol oynadığı yönünde. Aslına bakarsanız bu kararın arkasında, sonuçları üzerinde uzun süre düşünülmüş siyasi bir güdünün olduğunu düşünmek akla yakın gelmiyor çünkü yine malum Çin; Rusya’nın peşinde, Türkiye’nin istediği Suriye hamlelerinin Birleşmiş Milletler’den üst üste üç kere dönmesinin sorumlusu.

Tabii Erdoğan’ın son zamanlarda Batı’dan, özel olarak da ABD’den istediği kadar diplomatik destek alamamaktan dolayı hayal kırıklığı yaşadığı ortada; üstelik sadece Suriye değil, Mısır, İsrail, Filistin gibi daha çok Ortadoğu’ya dair konularda. Erdoğan, BM karar alma sürecinden şikâyetçi. ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa gibi Güvenlik Konseyi daimi üyelerinden ellerindeki veto yetkisinden vazgeçmelerini istiyor.

Erdoğan’ın son dönemde ABD Başkanı Barack Obama konusunda da hayal kırıklığı yaşadığını söylemek mümkün… St.Petersburg’da G-20 zirvesinde Obama ile 5 Eylül’de ayaküstü merhabalaşan Erdoğan, gazetecilere 6 Eylül’de ayrıntılı görüşmeyi umduğunu açıklamıştı; Suriye ve Mısır konusundaki kararların Türkiye’nin görüşleri dinlenerek alınmasını istiyordu. Bu görüşme gerçekleşmedi. Erdoğan (başarısızlıkla sonuçlanan) İstanbul 2020 Olimpiyat adaylığı toplantısı için Rio’ya hareket ettikten hemen sonra Obama, Rusya lideri Vladimir Putin ile bir araya geldi ve halen devam etmekte olan son tur Suriye görüşmelerini başlattı.

O tarihten bu yana Obama’nın Erdoğan’ı aradığı yönünde bir açıklama yapılmış değil. Gerçi Obama, BM Genel Kurulu için Nev York’ta bulunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile aynı yemek masasına oturdu ve Suriye konuştu. (İlginçtir, bu haber Türkiye’deki gazetelerin çoğunda hak ettiği ilgiyi bulmadı.) O arada yeni bir diplomatik atak başlatan İran, Suriye konusunda bir aktör haline geldi.

Türkiye işte böyle bir dönemde Çin füze sisteminden yana tercih kullandı. Başlıktaki soruya dönersek, bugüne dek Erdoğan’ın hep arkasında durmuş olan Obama Çin füzeleri nedeniyle telefona sarılır mı? Ararsa, Çin füzeleri dışında ne konuşurlar, bu konuşmanın sonuçları ne olur? Bunlar cevabını takip etmeye değecek sorular.

© CopyLEFT Sendika.Org'un tüm yazılı ve görsel içeriği kaynak göstermek koşuluyla özgürce kullanılabilir.

WP-Backgrounds by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann
Scroll to top