Eylül’le birlikte yeniden alevlenen halk isyanına ilişkin komplo teorilerini sürdüren Erdoğan, polis şiddetini savundu

Eylül’le birlikte yeniden alevlenen halk isyanına ilişkin komplo teorilerini sürdüren Erdoğan, polis şiddetini “Ülkemizin refahını huzurunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu ülkenin güvenlik güçleri gerekli müdahaleyi yapar kusura bakmayın” sözleriyle savundu
TÜMSİAD Uluslararası Kobi Şurası ve TÜMEXPO Genel Ticaret Fuarı'nın açılışında konuşan Tayyip Erdoğan, son olarak Antakya’da Ahmet Atakan’ın ölümüne yol açan ve üç gündür ülkenin dört bir yanını savaş alanına çeviren polis şiddetini savundu.
ODTÜ’da hukuksuz yol inşaatına, Tuzluçayır’da Alevilere yönelik asimilasyon projesine, Antakya’da polis şiddetine karşı başlayıp Ahmet Atakan’ın ölümüyle tüm ülkeye yayılan bir isyana dönüşen eylemler için “Türkiye’nin birkaç ilinde Esed için sokaklara dökülenler var” dedi.
12 Eylül’ün yıldönümü vesilesiyle darbelerle mücadele edebiyatına sarılan Erdoğan, halkın özgürlük ve adalet için süren isyanını ise yine darbecilikle suçlayarak, can alan polis şiddetini savundu:
“Ülkemizin refahını huzurunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu ülkenin güvenlik güçleri gerekli müdahaleyi yapar kusura bakmayın. Bugün demokrasiye sahip çıkan millet var. O bayat senaryonun başarılı olma imkanı yoktur. 27 Mayıs'ın izlerini sildik. 11 yıl içinde çok büyük reformlar yaptık.”
Hanginizin yaşam tarzına müdahale ettik?
Alkollü içki satışını kısıtlayan yasal düzenlemeye dönük eleştirilere karşı, kimsenin yaşam tarzına müdahale etmediklerini savunan Erdoğan, bir yandan Suriye, CHP, Cumhuriyet tarihi ve alkol üzerinden kutuplaştırıcı söylemlerini sürdürürken bir yandan da bütün Türkiye’nin haklarını savunduklarını iddia etti.
6 ölüme 10 binin üzerinden yaralanmaya yol açan polis saldırılarını savunarak “yaşam” hakkına yaklaşımını ortaya koyan Erdoğan’ın, “yaşam tarzına müdahale etmedik” savunması ironikti.
“Neden savamıyorlar, neden para vermiyorlar!”
Yine bol bol CHP’ye muhalefet eden Erdoğan, Suriye’ye bir askeri müdahale yapılmamasını eleştirdi.
Erdoğan Suriyeli mülteciler için kendilerine para verilmemesinden de şikayet etti: “Birleşmiş Milletler ‘Türkiye’nin üzerinde çok yük var’ demeyi biliyorlar ama para vermeye gelince hiçbirinin desteği yok. Çünkü alışmışlar. Batı, Afrika’da uluslararası göçlere alışmış durumda. Bunların geleneğinde var. Batı kendini bu noktada hesaba çekmiyor ve kimyasal silahlar konusunda verilen sözlerin yerine getirebileceğine kuşkuyla bakıyoruz.”
Erdoğan Gezi’de başlayan ve Eylül’de yeniden alevlenen halk isyanını karalamak için de apaçık yalanlarını tekrarladı. Erdoğan, Gezi olaylarının arkasında CHP olduğunu, milletvekillerinin dahi polisi taşladığını, eylemlerde Türk bayrağı yakıldığını iddia etti.
Sendika.Org