
Bomonti'nin arka sokaklarında, gökdelenlerin gölgesindeki sanayi mahallesinden bir direnişin sesi yükseliyor. "Somuncu ailesine hakkımızı yedirmeyiz" diyen Kazova işçileri, 98 gündür fabrika önünde direnişte, 36 gündür de açlık grevinde... İşçilerin fabrika işgalinden yükselttikleri ses, maaş ve tazminat alacakları için. Somucu ailesinin hırsızlığı ve emek düşmanlığından bahseden bir ses...
Bomonti'deki o eski fabrika binasını kendilerine saray yapan Somuncular, öğrendik ki işçileri beyzbol sopası ile tehdit eden, başlarına silah dayayan, her vardiya girişinde işçilerden parmak izi alan ve her çıkışında çantaları kontrol eden bir sultanlık yaratmış. Bunlar yetmemiş, çuvallar dolusu ürünü gün boyunca fabrika merdivenlerinde taşıyan işçiler için yeri hazır olmasına rağmen asansör yaptırmamış. Fabrikada da ütücülerin çalıştığı yer ise belki de en ağır iş koşuluna sahip. Yüksek ısı ve buhar altında çalışan ütücüler, vantilatörle serinlemeye çalışıyorken, bir üst katta işçilerin yemek yiyemediği yemekhanede iki adet koskoca klima var.
Bu koşullarda çalıştırılan işçiler bir sabah kalktıklarında kendilerini işsiz bulmalarının yanı sıra, fabrikadaki makine ve evrakların da kaçırılmış olduğunu gördüler. Evet, patronları Somucu ailesi, işçileri alacaklarıyla baş başa bırakmış ve türlü alaverelerle sırra kadem basmış. Şimdi kim bilir neredeler?
İşçiler alacaklarının tahsili için patronlarını ararlarken uğraştıkları tek dert bununla sınırlı kalmıyor. Mahalledeki sucuya bile borcu olan Somucuların alacaklıları sıraya dizilmiş halde, işçilerin işgal ettikleri fabrikadan malları almak istiyorlar. Fabrikadaki mallara göz diken İtalyan firması Olympias. Fabrikanın durumu ve işçilerin haklarını konuşmak için aranan firma yetkilerine ulaşmak neredeyse imkansız. E tabi, koskoca İtalyan firması, ''kendini bilmez'' 3-5 işçiyle muhatap olacak değil ya, olsa olsa avukatıyla muhatap olur. Aynen de öyle oldu. 'Sosyete avukatı' olarak nam salmış olan Ömer Durak, bu İtalyan firmasının avukatı olarak işçilerin karşısına çıktı. İş aldığı patronundan çok patroncu olan Durak, Somunculara gelen haciz için yapacağı sayım ve değerleme işlemleri için işçilerin anlaşma önerilerini beklemeden polislerle birlikte fabrikanın kapısına dayandı. Sabahın ilk saatlerinde çevik kuvvetlerle iki kez baskına gelense Durak'ın kendisi değil, bürosunda çalışan avukat ve stajyerleriydi. Meşhur avukatımız işçilerle ''yüz göz'' olmaya cesaret edemedi.
Kazova işçileri şimdi patron Somuncu ailesi (Baba Umut Somuncu, oğlu Mustafa Ümit Somuncu ve ilk önce işçilerin yanındaymış gibi davranan ama sonra işçilerin hiçbir talebine yanıt vermeyen kızı Gaye Somuncu), alacaklı İtalyan firması ve onun avukatı, sivil polisler, çevik kuvvet ve Somuncuların aleyhlerinde açtıkları dava ile uğraşıyorlar. Alacakları için başlattıkları işgal, 34 gündür düren açlıkları ve her gün daha da yükselttikleri sınıf dayanışması hepimize örnek oluyor. İşçilerle dayanışma için forumların yaptığı destek yürüyüşleri, parklarda açılan stantlar dayanışmamızın en güzel meyveleri. Şimdi, Gezi direnişi sürecinde her yerde haykırdığımız ''Her yer Taksim her yer direniş'' sloganını ''Her yer Kazova her yer direniş'' diye haykırmak ve işçilerin bu haklı mücadelesini anlatmak ve daha çok destek olma vakti.
Tüm baskılara rağmen, Somuncuları Somuncular yapan o işçiler için gün gelecek, devran dönecek elbet. Makinede işleyen, ütüleyen, gobleni saran, paketleme yapan, hamallığı üstlenen tüm işçiler haklarını alana kadar sınıf dayanışmasını yükseltmek şart.
Kazova İşçileri İçin Parklarda stantlar Açılıyor (2,3,4 Ağustos / Abbasağa, Yoğurtçu ve Maçka Parkları): http://www.facebook.com/
Kazova Direnişi 100. Gün Etkinliği (4 Ağustos, fabrika önü) http://www.facebook.com/
Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.