Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, normal doğumu peşinde koşulması gereken fıtrat olarak belirledi, normal doğum yapacak kadını ve ondan doğacak çocuğu da “cesur” ilan etti

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, normal doğumu peşinde koşulması gereken “fıtrat” olarak belirledi, normal doğum yapacak kadını ve ondan doğacak çocuğu da “cesur” ilan etti.
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ile Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği’nin (OHSAD) düzenlediği iftara katılan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kadınlara nasıl doğuracaklarını buyurdu.
Mehmet Müezzinoğlu, “Epidural yöntemiyle doğum yapılmasını teşvik etmeyi düşünüyor musunuz?” sorusuna normal doğumu överek cevap verdi. Anne ve bebeğin sağlık durumuna göre karar verilmesi gereken doğum yönteminin kriterini “fıtrat” olarak belirleyen Müezzinoğlu, “İşin fıtratı normal doğumdur ve fıtratın peşinde koşmak lazım. Bundan sonra epidural doğum, hipnozla doğum gibi yöntemler gündeme alınabilir” dedi.
Yapmayın demiyorum yapın ama moda haline getirmeyin
Normal doğum ısrarı nedeniyle pek çok anne ya da bebek ölüm vakasının yaşanmasına rağmen Müezzinoğlu, normal doğumun önüne başka bir şeyi geçirmemek gerektiğini ısrarla ifade etti: “Kullanmayalım, istifade etmeyelim demiyorum ama moda haline getirmemek lazım. Bu işin tabiatı normal doğumdur. ‘Sezaryen mi, epidural mı?’ derseniz tabi ki epidural. Fakat ‘normal doğum mu, epidural mı?’ Tabi ki normal doğum”
AKP’nin nesil tahayyülü
“Anneleri korkutmayacaksınız. Anne ne kadar cesursa çocuğu da o kadar cesur olur. Korkak bir nesil istemiyoruz” diyen Müezzinoğlu, normal doğum yapmayı annenin “cesaret”ine bağlarken kadın bedenini gelecek nesillerin tahayyülünde ve inşasında bir araç olarak kullandı. ‘Anneden çocuğa geçecek bir cesaret’ varsayımının bilim dışılığı bir yana, AKP’nin her fırsatta yinelediği “dindar, kindar nesil” hayali bu kez de doğum yöntemiyle kadın bedeni üzerinden kuruldu.
Sezaryeni arttıran da istemeyen de AKP
Sezaryen uygulaması özel hastanelerin çoğalması ve performans uygulaması ile AKP döneminde artmış olmasına rağmen Müezzinoğlu, özel hastanelerdeki sezaryen oranlarından şikayet etti ve verilecek kadrolara şart getirdi: “Sezaryen oranlarının özel sektörde yüzde 75’e geldiğini görmek ve bunun hızla artmasına ses çıkartmamak, kaale almamak… OHSAD buradaki duruşunu devam ettirirse, o zaman sezaryen oranıyla paralel kadro sistematiğini önümüzdeki dönemde masamıza alacağız. 75’ten 65’e indiysen gel oturalım. 65’ten 55’e indiysen gel oturalım.”
Karar Müezzinoğlu’nun
Müezzinoğlu geçtiğimiz Şubat ayında kürtaj düzenlemesi ile ilgili olarak kürtajın bilimsel değerlendirmelerinin, “reel, toplumsal kültürlerimizle paralel” olması gerektiğini söyleyerek bilimsellikten ne anladığını ortaya koymuştu. Kürtaj eylemlerinde öne çıkan “Benim bedenim benim kararım” sloganına gönderme yapan Müezzinoğlu, AKP’nin kadın politikalarına uygun bir biçimde kadın bedeni üzerinde hak iddia etmişti: “Şu cümle yanlış: Ben anayım buna kimse karışamaz. Bunu doğru bulmuyorum. Bütün hak annenin değildir. Cenin oluştuktan sonraki süreçte ‘Bunun sahibi benim, bu beden benim, bedenime ne istersem yaparım’ı doğru bulmuyorum.”
Müezzinoğlu geçtiğimiz ay da normal doğumun teşvik edilmesi gerektiğinden, toplumsal psikolojiyi buna göre oluşturmak gerektiğinden bahsetmişti. “Sezeryanla doğumu değil normal doğumu teşvik edeceğiz. Normal doğum için kamuoyu oluşturmak, anne ve babalara bu durumun sıkıntılarını anlatmak gerekiyor” diyen Müezzinoğlu, hedefini de uzun vadeye yaymıştı: “Bu durumu 5-6 ayda aşmamız mümkün gözükmüyor. 5-10 yılda ancak toparlayabiliriz.”
Sendika.Org