Melek’ler ve istatistikler -Sakine Esen Yılmaz Reviewed by mustafa on . "İnsanların adları zamanla kişiliğine yansır" derler. Tam da bu yüzden kız çocuklarına verilen isimler, toplumsal cinsiyet analizlerinin içine girmiş, onun bir "İnsanların adları zamanla kişiliğine yansır" derler. Tam da bu yüzden kız çocuklarına verilen isimler, toplumsal cinsiyet analizlerinin içine girmiş, onun bir Rating:

Melek’ler ve istatistikler -Sakine Esen Yılmaz

“İnsanların adları zamanla kişiliğine yansır” derler. Tam da bu yüzden kız çocuklarına verilen isimler, toplumsal cinsiyet analizlerinin içine girmiş, onun bir parçası olmuştur. Melek bu adlardan yalnızca biridir. Işığı, temizliği, güzelliği, narinliği ve duruluğu çağrıştırır zihnimizde; sonra itaati ve hizmeti, Adem’in önünde secde etmesi gelir aklımıza. Birkaç gün öncesine kadar bendeki Melek çağrışımı da farklı değildi. Oysa şimdi Melek bana acıyı ve isyanı, erkek egemen vahşeti ve vicdan yoksunluğunu hatırlatıyor. Ekmek yerine dayak yiyen, ne yaparsa yapsın Adem’lerin zulmünden kaçamayan, çocuğunu sokakta doğurmak zorunda kalan, aylarca kimsenin merak etmediği, 30 kiloluk çocuk bedeninde bir kadının Melek Karaaslan’ın bakışları düşüyor zihnime…

5 kadından biri “Melek”
Melek’in haberi var mıydı acaba 8 Mart’ta Kadının ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunmasına dair bir kanun çıktığından? Kadına yönelik şiddeti önlemek üzere acil müdahale ekipleri oluşturulduğundan, elektronik kelepçeden, kolyeden ya da bir Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olduğundan haberdar mıydı? Ne yazık ki bu soruların yanıtlarını Melek’ten öğrenme şansımız artık yok. Fakat yanıtından emin olduğum bir gerçek var ki hiç kimsenin Melek’ten haberi yoktu. Melek her gün bu ülkede öldürülen 5 kadından biri olarak geçti istatistiklere, ne yazık ki bundan da haberi olmayacak Melek’in.

Aslında o ki ne polis ne kelepçe ne de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, hiçbiri Melek’lerin katilini önleyemiyor. Hem nasıl önleyebilir? Hakkında tecavüz iddiası olanların müdür olduğu polis teşkilatı mı, Melek’in ölümüne sebebiyet verenleri bırakan yargı mı, kadını metalaştıran nüfus politikalarını bizzat uygulayan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı mı önleyecek cinayetleri, şiddeti, tecavüzü?

Kadına yönelik şiddetle ilgili esas sorumluluğu polise vermek şiddeti yeniden ve yeniden üretmektir

Her şeyden önce kadının birey olarak kabul edilmesi, onu metalaştırıp değersizleştiren politikalara son verilmesiyle bu ülkede Melek’ler yaşatılabilir. Bunun için zihniyet değişikliği yaratılmalı. Otoriter ve baskıcı yöntemleri her fırsatta kullanan, kadını hiçleştiren bir iktidar döneminde erkek şiddetinin son bulmasını, şiddetin engellenmesini istemek, beklemek hayalcilikten öteye gidemez. Kadına yönelik şiddetle ilgili esas sorumluluğu polise vermek şiddeti durdurmak yerine olsa olsa devleti polis devleti haline dönüştürmeye yarar. Bu yüzden tek çözüm eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir ortamın yaratılmasıyla, kadının kimliğinin, bedenin özgür olmasıyla mümkündür. Yoksa Melek’ler öldürülüp istatistiklere sayı olarak geçmeye devam eder.

Eğitim-Sen Kadın Sekreteri
Sincan Kapalı Kadın Cezaevi/Ankara

© CopyLEFT Sendika.Org'un tüm yazılı ve görsel içeriği kaynak göstermek koşuluyla özgürce kullanılabilir.

WP-Backgrounds by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann
Scroll to top