Türkiye’de işçi sağlığı ve iş güvenliği raporu- Sosyal İş Reviewed by mustafa on . -Madencilik sektörüne ilişkin temel veriler- Giriş: Balıkesir'in Dursunbey İlçesi'ne bağlı Odaköy yakınlarındaki Şentaş şirketine ait kömür madeninde meydana ge -Madencilik sektörüne ilişkin temel veriler- Giriş: Balıkesir'in Dursunbey İlçesi'ne bağlı Odaköy yakınlarındaki Şentaş şirketine ait kömür madeninde meydana ge Rating:

Türkiye’de işçi sağlığı ve iş güvenliği raporu- Sosyal İş

-Madencilik sektörüne ilişkin temel veriler-

Giriş:
Balıkesir’in Dursunbey İlçesi’ne bağlı Odaköy yakınlarındaki Şentaş şirketine ait kömür madeninde meydana gelen ve 13 işçinin yaşamına mal olan grizu patlamasının ardından gözler yeniden madencilik sektöründeki iş kazalarına çevrildi. Madenin sahibi Erhan Ortaköylü, kazanın ardından yaptığı açıklamada “Allah kimsenin başına vermesinin ama biz madenciler bununla yaşamak zorundayız” diyerek madenlerde iş kazaları ve ölümlerin kaçınılmaz olduğunu ima etti. Hükümet yetkililerinden gelen ilk açıklamalar ise sorunun kaynağına inmeyen, hükümetin sorumluluğunu ört bas etmeye ve günü kurtarmaya yönelik bir nitelik arz etti.

Sendikamız 4-10 Mayıs 2010 tarihleri arasında 24. düzenlenecek olan “İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası”nda açıklanmak üzere kapsamlı bir “Türkiye’de İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği” raporu hazırlamaktadır. Bu raporun hazırlık aşamasında madencilik sektörüne ilişkin elde edilen ilk bulgular, son yaşanan grizu patlaması ile konunun gündeme gelmesi nedeniyle derinleştirilerek aşağıda kamuoyunun ilgisine sunulmuştur. Bu çalışma ile amacımız, Türkiye’de madencilik alanında yaşanan iş kazalarının kaçınılmaz ya da istisnai olmadığını, somut rakamlarla gözler önüne sermektir. Zira Türkiye’deki mevcut durum dikkate alınmadığı, yaşanan acı deneyimlerden ders çıkarılmadığı takdirde bu facia son olmayacaktır…
Bu çalışma dört kısa bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Türkiye’de madencilik sektöründeki istihdama ilişkin temel veriler sunulmaktadır. İkinci bölümde ise Türkiye’de madencilik sektöründe yaşanan iş kazaları ile meslek hastalıkları ve bunların sonuçlarının dökümü çıkarılmaktadır. Üçüncü bölümde, madenlerde yaşanan ölümlü iş kazaları Avrupa ve Dünya ölçeğinde incelenmekte ve Türkiye’nin konumuna dikkat çekilmeye çalışılmaktadır. Son bölümde ise araştırmanın kısa bir değerlendirilmesi yapılmaktadır.

a-Kömür Madenciliğinde İstihdam
Türkiye’de son 15 yıllık süre zarfında kömür madenciliği sektöründeki istihdamda kamunun payı gerilerken özel sektörün payı artmıştır. 1995 yılında özel sektör madenlerinde çalışan işçi sayısı 10 bin 367 iken bu rakam 2008 yılına gelindiğinde 38 bin 492′ye çıkmıştır. Aynı süreçte özel sektör işçilerinin sektördeki payı yüzde 40,5′ten yüzde 69,6′ya çıkmıştır. Bu rakamlar yalnızca sigortalı işçileri kapsamaktadır ve özel sektör madenlerinde kayıt dışı işçi çalıştırmanın yaygın bir uygulama olduğu bilinmektedir. Kömür madenciliğinde istihdamın özel sektöre kayması, daha çok işçinin denetimden uzak, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinden yoksun biçimde, düşük ücretlerle, ağır çalışma koşulları altında çalışmasına yol açmıştır. Özel sektör tarafından işletilen kömür madenlerinde istihdam edilen işçi sayısı son 15 yılda yaklaşık 4 katına çıkmıştır ancak işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri aynı hızda artmamış, daha çok iş kazasına kapı aralanmıştır.

Tablo 1: Kömür Madenciliğinde İstihdam

Kaynak: SSK 1995 ve 2004 İstatistik Yıllığı, SGK 2008 İstatistik Yıllığı

Türkiye’de Kömür Madenciliğinde İş Kazası ve Meslek Hastalıkları

Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumu’nun istatistiklerine göre 2004-2008 dönemini kapsayan 5 yıllık süre zarfında kömür madenciliği sektöründe toplam 30.224 iş kazası yaşanmış, bu sektörde çalışan işçiler arasında 2.200 meslek hastalığı tespit edilmiştir. Bu süre zarfında iş kazaları neticesinde 218 işçi yaşamını yitirmiş, 330 işçi ise sürekli iş göremeyecek biçimde sakatlanmıştır. Meslek hastalıkları neticesinde ise 5 işçi yaşamını kaybetmiş, 1.288 işçi ise sürekli iş göremez hale gelmiştir. Kömür madenciliği alanındaki iş kazası oranı, ülke genelindeki iş kazası oranından 10 ile 15 kat fazla gerçekleşmiştir. İş kazası ve meslek hastalıklarına ilişkin veriler, Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan bildirimlerle sınırlıdır ve gerçek iş kazası, meslek hastalığı, sakatlık ve ölüm sayısı çok daha yüksektir.

Tablo 2: Türkiye’de Kömür Madenlerinde İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları

Kaynak: SSK 2004, 2005 ve 2006 İstatistik Yıllıkları, SGK 2007 ve 2008 İstatistik Yıllıkları

b-Dünya Ölçeğinde Madencilik ve Taş Ocağı Sektöründe Ölümlü İş Kazaları

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün verilerine göre, Avrupa kıtasında yer alan ülkelerde 2004-2006 yılları arasında iş kazasında yaşamını yitiren maden işçisi oranı yüz binde 20,15′dir. Bu oran ILO’ya 2004-2006 yılları arasında istatistik bildiren 25 ülkenin ortalamasıdır. Aynı dönemde Türkiye’de iş kazasında yaşamını yitiren maden işçisi oranı yüz binde 92,47′dir, yani Türkiye Avrupa ölçeğinde birinci sıradadır. Türkiye’den sonra en yüksek orana sahip olan Portekiz’de bu oran yüz binde 43,67′dir. Özetle ifade etmek gerekirse Türkiye’de maden işçisi ölümleri oranı Avrupa ortalamasının yaklaşık 4,5 katıdır.

Yine Uluslararası Çalışma Örgütü’nün istatistiklerine bakıldığında Türkiye’nin iş kazalarında yaşamını yitiren maden işçisi oranında dünya birincisi olduğu görülmektedir. Türkiye, 2000′li yıllar boyunca iş kazasında yaşamını yitiren maden işçisi oranının yüz binde 70′in altına hiç düşmediği tek ülkedir. Yine Türkiye 1999 yılındaki yüz binde 338,3 maden işçisi ölümü oranı ile bir yıl içinde yaşamını yitiren maden işçisi oranının en yüksek değere ulaştığı ülke durumundadır.

Dünyada madencilik sektöründe en önde gelen ülkeler ile Türkiye kıyaslandığında da benzer bir tablo görülmektedir. Bu ülkeler arasında yer alan Kanada’da 2004-2006 ortalaması yüz binde 35, ABD’de yüz binde 27,33, Avustralya’da yüz binde 13,07′dir. Oysa Türkiye’de aynı dönemde bu oran yüz binde 92,47′dir.

Tablo 3: Avrupa’da Madencilik Sektöründe Ölümlü İş Kazaları (yüz binde)

Kaynak: ILO,[http://laborsta.ilo.org/].

Değerlendirme
Bu araştırmada sunulan veriler göstermektedir ki, Türkiye’de madenlerde yaşanan iş kazaları ne istisnai ne de tesadüfidir. Türkiye’de özel sektörün madencilik ve bu sektördeki istihdamda payının artması ile birlikte, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı, kuralsız çalışma koşullarının egemen olduğu ve sendikalaşmanın engellendiği bir çalışma ortamı ortaya çıkmıştır. İşverenler, gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almadığı gibi, bu önlemlerin alınıp alınmadığını ve uygulanıp uygulanmadığını denetlemekle ve gerektiğinde yaptırım uygulamakla sorumlu olanlar da görevlerini gereği gibi yerine getirmemektedir.

En önemlisi de siyasi iktidarlar, işverenleri işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri almaya zorlayacak bir siyasi iradeyi hiçbir zaman göstermemiş, iş kazalarına göz yummuştur. Madencilik sektörü iş kazası riskinin fazla olduğu bir sektör olmakla birlikte, iş kazaları kaçırılmaz ya da önlenemez değildir. Gerekli önlemler alındığı takdirde önlenemeyecek iş kazası yoktur. Türkiye’nin dünyada maden işçisi ölümlerinin oransal olarak en çok ya

© CopyLEFT Sendika.Org'un tüm yazılı ve görsel içeriği kaynak göstermek koşuluyla özgürce kullanılabilir.

WP-Backgrounds by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann
Scroll to top